2012 BASIN YANSIMALARI

“Nachrichten.at”

“Pazartesi akşamı, Brucknerfest’e çok özel, “Birinci Sınıf” bir orkestra konuk oldu: Türkiye Gençlik Filarmoni Orkestrası. Gerek teknik düzeyi gerekse müzikalitesiyle bu orkestranın, Avrupa’nın önde gelen gençlik orkestralarıyla kıyaslanmaktan çekinmesine hiç gerek yok.  Hatta tam tersini söylemek mümkün! Müthiş bir motivasyon, sağlam temelleri olan   bir müzik yapma sevinciyle biraraya gelmiş.. Hindemith’in “Mathis der Maler” Senfonisi gibi son derece zor bir eserde bile orkestranın olağanüstü kalitesi kendini gösterdi. Parlak yaylılar, inanılmaz temizlikteki nefesliler, güçlü bakır çalgılar ve etkileyici vurmalılar. Cem Mansur’un yoğun yönetimiyle ortaya çıkan duyarlı bir beraberlik. Şef, Berlioz ve Bartok’ta güçlü çalışa eşlik eden bir yumuşaklıkla en yüksek derecede “müzik çıkarmayı” başarıyor.”

“Klassikbegeisterung Webarchive”

“100 Genç müzisyen konserin hemen başından bizi Ferit Tüzün’ün “Türk Kapriçyosu” ile büyülediler.  Cem Mansur’un koruyucu ve dikkatli yönetimindeki çalışları bize Venezuela’lı Simon Bolivar Orkestrası’nı anımsattı. Dvorak’ın “Yeni Dünya Senfonisi”nde her çalgı grubunu, ayrtıntılarıyla tertemiz duymak etkileyiciydi. Festival yönetiminden ricam, bu ilginç ve desteklenmeye değer orkestrayı yeniden davet etmeleri.“

“Augsburger Allgemeine”

“Genç yetenekler, Dvorak’ın senfonisinin son akoruna kadar birlikte çalma sevinçlerini korudular. Çılgın alkışlar, becerilerinin belirgin sonucuydu. Kültüre yatırım gerçekten değiyor. Orkestra ve solistler, salonu tamamen dolduran dinleyicilere, duyarlılık ve beraberliğin bir konserde nasıl olabileceğini gösterdiler.”

“Leverkusener Anzeiger” Bonner Rundschau 21.9.2012

“Yaşları 16 ve 22 arasındaki gençler, müzikal entegrasyon konusunda iki saatlik bir ders verdiler. Bu dev topluluğun yaylı çalgılarının gücü özellikle etkileyiciydi. Ünlü piyanist Bernd Glemser’in performansı bile bunun yanında nerdeyse ikinci planda kalıyordu.”

“Bonner General-Anzeiger 21.9.2012”

“Genç Türkler Podyumu Fethetti…

Beethovenfest, çok yünlü bir program sundu: Türkiye Gençlik Orkestrası’nın sahneye çıkışında ilk duyulan, İstanbul’un modern ritimleriydi. Çarşamba akşamı Beethovenhalle’deki konser, şüphesiz festivalin zirvelerinden birini oluşturdu.”

“(Nerdeyse) Her şeyi Yapabiliyorlar”

Türkiye Gençlik Orkestrası Beethovenhalle’de… Herşeyi beceririz, klasikleri bile”. Türkiye Gençlik Orkestrası’nın Beethovenhalle’deki dinleyicilere mesajı buydu. Gerçekten de klasikleri iyi biliyorlar. Beethoven’dan Bartok’a kadar batı müziğinin tarihi içinde bir geziye çıkıldı. Ilk seslendiriş olarak da Erhan Tanman’nın “Trafik” adlı eseri vardı.  Beş yıldır  Türkiye’in en başarılı konservatuar öğrencilerinden kurulan orkestra,  festival konserinde ne üst düzeyde ve  teknik olduğu kadar müzikal açıdan da olgun  bir topluluk olduğunu gösterdi. Beethoven’in Üçlü Konçertosu’nda orkestra, Cem Mansur’un yönetiminde kusursuz ve sağlam bir şekilde görevini yerine getirirken,  Bartok’un Dans Süiti’ndeki karmaşık yapıyla başa çıkışları hayranlık vericiydi. Ravel’in “Bolero”sunda zirveye kontrollü ve etkili bir çıkışla ulaşıldı. Richard Strauss’un “Rosenkavalier” valslerinde heyecenla çalınan gürültülü pasajların yanısıra şeffalık ta vardı.”

“Taraf Gazetesi – Özlem Ertan”

“Bolşevik Devrimi’nden sonra orkestraların şefsiz de var olabileceğini düşünmüş birileri. Bu birileri, “Müzik üretimine doğrudan katılmayan, eline bir baget alıp sahnenin üzerindeki platforma çıktıktan sonra müzisyenlere komut veren birine neden ihtiyaç olsun ki? Müzisyenler ne çalacaklarını bilmiyorlar mı sanki?” demiş ve şefsiz orkestra düşüncesini hayata geçirmişler. Her ne kadar besteciler, eserin nasıl, hangi tempoda çalınması gerektiği konusunda nota kâğıtlarına ipuçları bırakıyor olsalar da, eski Sovyetler Birliği’ndeki şefsiz orkestranın 100 küsür müzisyeni, bestecinin bıraktığı ipuçlarıyla tam olarak ne demek istediği ve eserin nasıl yorumlanması gerektiği konusunda bir türlü fikir birliğine varamamışlar. Sonunda “her topluluğun bir lidere ihtiyacı olduğu gibi orkestraların da şeflere ihtiyacı var” yargısında birleşmişler.”

Bu laboratuvar herkese lazım…

Ancak bu demek değil ki, liderler diktatör olsun ve kendi doğrularını herkese benimsetmeye çalışsın. Orkestra şefleri de dâhil olmak üzere liderler, başında oldukları topluluğun uyum içinde birarada yaşamasını, topluluk üyelerinin birbirlerini daha iyi anlamasını sağladığı ölçüde liderdir aslında. Lider, herkesin sesine kulak verir ve grup üyelerinin birbirini dinlemesini sağlar.

Sovyetler Birliği’ndeki şefsiz orkestra denemesiyle ilgili öyküyü Türkiye Gençlik Filarmoni Orkestrası’yla birlikte turneye çıkmaya hazırlanan şef Cem Mansur’dan, 6 eylül akşamı İstanbul’daki Fulya Sanat Merkezi’nde yapılan “Demokrasi Laboratuarı”nda dinledim. Önceki akşam “Başkentler Turnesi”nin ilk konserini, Cem Mansur yönetiminde Aya İrini’de veren Türkiye Gençlik Filarmoni Orkestrası, 6 eylülde “Demokrasi Laboratuarı” adlı açıklamalı bir konserde dinleyiciyle buluştu. Türkiye’deki farklı konservatuarlarda okuyan gençlerden kurulu orkestradan Richard Strauss’un Rosenkavalier Valsleri ’ni, Sergei Rahmaninov’un Senfonik Danslar’ını ve Maurice Ravel’in Bolero’sunu dinlemek çok güzeldi. Müzisyenlerin eserleri, nice profesyonel orkestrayı aratmayacak kadar güzel yorumladıklarını ve gençliklerinden, işlerini çok sevmelerinden kaynaklanan ışığı yüzlerinde görmek de…

Orkestradan demokrasiye
Eser aralarında orkestraların işleyişinde, ideal bir toplum düzeni ve demokrasi için ne kadar çok ipucu bulunduğunu anlatan Cem Mansur’a ve klasik müziğe herkes kulak verse keşke. Orkestra, birbirini dinleyen insanlardan kuruludur, diğerlerini dinlemezlerse yaptıkları müzik değil karmaşa olur, tıpkı Cem Mansur’un dediği gibi saksofon gibi klasik müzik enstrümanı olmayan bir “öteki” bile senfoni orkestrasıyla uyum içinde kendi sözlerini söyleyebilir. Gerçekten de orkestralardan ve müzikten öğrenmemiz gereken çok şey var değil mi?

Avrupa başkentlerinde
Cem Mansur’un kurduğu, 2011’den itibaren Toplum Gönüllüleri Vakfı’nın çatısı altında ve Sabancı Vakfı’nın desteğiyle varlığını sürdüren Türkiye Gençlik Filarmoni Orkestrası’nın “Başkentler Turnesi” önceki akşam İstanbul Aya İrini’de başladı. Orkestranın sonraki durakları ise şunlar olacak: 12 eylül Ankara, 14 eylül Lahey, 16 eylül Amsterdam, 17 eylül Berlin, 18-21 eylül Bonn, 22 eylül Brüksel.”